21 Mayıs 2012 Pazartesi
  • İlköğretim de Arapça Ders Olarak Okutulacak

    Kamudanhhaber sitesi olarak yaklaşık 1 yıl önce dile getirdiğimiz" İlköğretim okullarında Arapça okutulmalı ve Din Dersi getirilmelidir" söylevleri MEB'de gerçek oluyor. Bu kararı alan başta Milli Eğitimm Bakanı Sayın Ömer DİNÇER olmak üzere tüm yetkilileri kutluyoruz.

    27 Ocak 2012 Cuma 01:12
    İlköğretim de Arapça Ders Olarak Okutulacak
    KAMUDANHABER.COM - ÖZEL HABER

    2012-2013 Eğitim öğretim yılında 4-5 sınflarda, 2013-2014 Eğitim Öğretim yılında 4-8 Sınıflarda olmak üzere Arapça dersi okutulacaktır

    Milli Eğitim Bakanlığının bu kararı candaşları yerinden zıplatacak.


    Milli Eğitim Bakanı Sayın DİNÇER'i Kamudanhaber sitesi olarak canı gönülden kutluyoruz. Milletimiz için farz olan bir dilin çocuklarımıza öğretilmesi kadar doğal ne olabilir ki...

    Bu kararın alınmasında geç bile kalınmıştır.

    MMilli Eğitim Bakanı Sayın DİNÇER'in öncelikle askerlerin okulda ki vesayetine son vermesi, arkasından bu kadar ciddi ve önemli bir mesele de gözünü kırpmadan karar alması takdire şayan bir davranıştır.

    Başbakan'ın ustalık dönemi Bakan'ı olarak Sayın DİNÇER'i takdir ve taltif etmesinin bir tesadüf olmadığı yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Sayın DİNÇER konusunda " TAM YOL İLERİ SAYIN DİNÇER" derken Bakan Bey'e sabredilmesi ve destek olunmasının da altını ısrarla çizmiştik.

    Milli Eğitim Bakanlığının 18. Milli Eğitim şurasında alınan " Din Dersi" uygulammasını da bir an önce hayata geçirmesi, okullarda ve kurumlarda görev yapan bayan personel için kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması noktasında adımların süratlice atılması bundan sonra ki süreçte istenen ve beklenilen uygulamalar olmalıdır. 



    Tam Yol İleri Sayın Bakan Haberimiz

    Başbakan’ın ustalık dönemi için Milli Eğitim Bakanlığına takdir ve taltif ettiği Sayın Prof.Dr. Ömer DİNÇER, Milli Eğitim Bakanlığında devrim niteliğinde işlere imza atıyor… Devrimler hep sancılı olmuştur… Bu sancılar yıllardır çürümüş, kokuşmuş olan bir çok yapının yerlerinden sökülmesi sonucu ortaya çıkan cerahat ve bunun getirdiği sancılardır.
    Milli Eğitim Bakanlığı makamına getirilen Prof. Dr. Ömer DİNÇER çok kısa süre içerisinde MEB’de devrim gerçekleştirmiştir.
    Çalışma Bakanlığı döneminde yapılamaz denen icraatlara imza atarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hantal yapıdan kurtulmasına ve SGK gibi bir kurumu ortaya çıkararak devlet yapısı altında dağınık ve bir birinden habersiz sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında toplayan, fahiş fiyatlarla ilaç satan ve halkı sömüren eczacıların bütün dayatmalarına rağmen bu statükoyu yıkan ve vatandaşı rahatlatan Sayın Ömer DİNÇER, MEB’in kumandasına geçmiştir.
    Sayın Başbakan’ın siyaset yapmış olduğu ekibin içerisinde çok özel bir yere sahip olan Sayın DİNÇER’i , diğer siyasilerden ayıran ve güçlü kılan en büyük özelliği ise;
    Siyasi ikbal beklentisi olmadan hareket eden ve çok çalışan teknokrat bir yapıya sahip olması olarak gözlemleniyor. Yine bunun yanında yıllardır görev yaptığı bürokrasi makamları ve siyasi makamlarda “ ilkeli duruş “ sergilemesi ve siyasi kimliğinden önce devlet adamlığı zihniyeti ile kurumları yönetme mantalitesi Sayın DİNÇER’i gerek Başbakan nezdinde gerekse çalışmış olduğu kurumlarda halk nezdinde güçlü kılmaktadır.
    Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen MEB’de devrim niteliğinde işlere imza atan Sayın DİNÇER’in uygulamalarına kısa kısa göz atacak olursak ;
    MEB TEŞKİLAT YASASI
    Milli Eğitim Bakanlığında geminin kaptan dümenine Sayın Ömer DİNÇER’ in geçmesiyle birlikte Milli Eğitim Bakanlığında yıllardır yapılamaz denen işler yapılıyor. Özellikle Bakanlığın yapısı ve personel rejimi ile ilgili yıllardır eleştirilen ancak hiçbir siyasi iradenin konuşmaya ve dokunmaya cesaret edemediği konular Bakanlığın gündemini oluşturuyor.

    Bakanlık merkez teşkilatının hantal yapısından ve bürokratik oligarşiden herkes şikayetçiydi. Ancak bu yapıyı değiştirmek için Sayın DİNÇER’e kadar ne kimse girişimde bulundu nede bu konuyu gündeme getirerek tartışmaya açtı.

    Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında 30 a yakın Genel Müdürlük makamı bulunmaktaydı. 150 tane okulu olan kurumun bile genel müdürlüğü bulunmaktaydı. Bakanlık merkez teşkilatında yüzlerce şube müdürü, onlarca bağımlı bağımsız daire başkanı ve yine onlarca genel müdür yardımcısı vardı. Bu kadar fazla birim ve bürokrat olmasına rağmen iş yükünün büyük çoğunluğu memur, uzman ve şeflerdeydi, geriye kalan bürokratların istisnalar dışında büyük çoğunluğunun işi sadece paraf atmaktı.

    Bütün bunların yanında yine aynı görevi yapan daire başkanlıkları ve birbirinin içine adeta girmiş genel müdürlük yapılarını da unutmayalım. Görev alanı tamamen bitmiş, misyonunu tamamlamış daire başkanlıkları vardı. Bu çift başlı tuhaf, çağdışı yapılanma taşrada ki işlerinde sağlıklı bir şekilde yürümesini olumsuz etkiliyordu.
    Sayın DİNÇER, Yıllardır şikayet edilen ancak hiçbir siyasinin neşter atmaya cesaret edemediği teşkilat yapısını , yeni çıkardığı teşkilat yasası ile değiştirdi. Bakanlık Merkez Teşkilatında genel müdürlük ve daire başkanlığı sayısını düşürdü. Şube müdürü, daire başkanı ve genel müdür yardımcılığını kaldırarak hem kaynak israfının önüne geçti hem de bürokrasiyi en aza indirgedi ve Bakanlığın hantal yapısını ortadan kaldırdı.

    Sonuç olarak ; Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER, yıllardır yapılamaz, dokunulamaz denen hantal yapıya bir gece de neşteri vurdu ve teşkilat yasasını değiştirerek başarılı bir icraat gerçekleştirdi.
    EK ÖDEME KONUSU

    Yıllardır Milli Eğitim camiasının üzerinde hararetle tartıştığı konuların başında derse girmediği halde ek ders alan Genel İdare sınıfı personeline verilen ek ders ücretleri gelmektedir. Derse girmediği halde ek ders ücreti alan genel idare hizmetleri sınıfı personelinin bu yapısı komik birr uygulama olarak yıllarca devam etti. Defalarca sendikalar, sivil toplum örgütleri bu konuyu gündeme getirseler de derse girmeyen MEB Personellerine yıllarca ek ders ücreti adı altında ödemeler yapıldı. Geçtiğimiz yıllarda derslere girmeyen şeflere ek ders ücreti olur mu diye haber sitelerine defalarca yorumlar yazıldı çizildi. Genel İdare sınıfında bulunan personellerde dahil olmak üzere bütün toplumun beklentisi şu şekildeydi. Derse girmeyen MEB Personeline ek ders ücreti adı altında ödenecek ücret yerine , ek ödeme yada tazminat adı altında ödeme yapılmasıydı. Yıllardır kangren halini almış bu sorunu Teşkilat yasası ile çözen Sayın Ömer DİNÇER dir. Yine bunun yanında ek ödeme oranları konusunda taşra ve büyük şehir ayrımı yapılmasına eleştiriler gelse de , ek derslerin kaldırılması ve yerlerine ek ödeme verilmesiyle hemen hemen bütün personelin aldığı ücretlerde bir artış sağlanmıştır. Örneğin haftada 25 saat ek ders ücreti alan ilçe müdürlerinin ek derslerinin kaldırılması ve yerlerine ek ödeme getirilmesiyle maaşlarında 150 TL ye yakın bir artış olmuştur.

    Sonuç olarak; Teşkilat yasası ile birlikte derse girmediği halde ek ders ücreti alan genel idare sınıfı personelinin ek derslerini kaldırıp yerine ek ödemeyi getiren ve ek ödeme ile birlikte ücretlerde kısmi artış sağlayan Sayın Ömer DİNÇER yıllardır kangren halini almış ve artık MEB içerisinde tiye alınan ve komik duruma düşülen bir sorunu personeli lehine ücret artışı sağlayarak çözmüştür.

    ATAMALAR VE GEÇİCİ GÖREVLENDİRMELER

    Yıllardır eğitim camiasının haber siteleri ve öğretmenler odasında tartıştığı ve MEB’i eleştirdiği konuların başında yönetici atamaları ve geçici görevlendirmeler gelmekteydi. Hatta 76. madde ile yapılan atamaları da unutmayalım.
    Ak Parti hükümeti ve onun Bakanları Sayın Hüseyin ÇELİK ve Nimet ÇUBUKÇU dönemleri de dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyetinde, “Hüseyin ÇELİK’in 76. madde ile yönetici atamaları yol kazasının dışında” en şeffaf ve en adaletli yönetici atamaları bu hükümetin Bakanları döneminde yapılmıştır. Sınav esaslı ve puan üstünlüğüne göre şeffaf bir şekilde yönetici atamaları 2006 yılında çıkarılan yönetmelikle, 2007 yılından bu tarafa sağlıklı bir şekilde yapılmaktadır. Bu konuda eleştiri yapacak kişilerin öncelikle aynaya bakması ve geçmiş hükümetler döneminde eline referans kağıdını alan yada Bakanlıktan bir tanıdık bulan kişilerin ertesi gün okullara müdür olarak geldiklerini anımsamasını öneriyoruz.
    Milli Eğitim Bakanlığında yıllardır şikayet edilen konu ise, kendi görev mahalli dışında yapılan geçici görevlendirmeler ve bu görevlendirmelerin almış oldukları geçici görev yolluklarıydı. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in göreve gelmesinin hemen akabinde merak edilen soru şuydu…

    Geçici görevlendirmeleri iptal etmeye gücü yetecek mi ?

    Hatırlanacağı üzere geçici görevlendirmeleri iptal için Sayın Nimet BAŞ ( ÇUBUKÇU) birkaç kez deneme de bulundu. Hatta birkaç ilçe müdürünün geçici görevlendirmesini iptal etmesine rağmen, bir hafta sonra gelen siyasi baskılar üzerine kendi imzası ile iptal ettiği geçici görevlendirmeleri tekraren imzalamak zorunda kaldı.
    Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in , Kayseri, Rize ve Manisa ilerinin geçici görevlendirmelerini iptal etmesinin ardından, Sayın Bakan’ın iller arası bütün geçici görevlendirmeleri iptal edeceği kanısı ağır bastı ve Sayın DİNÇER, yıllardır MEB içerisinde kangren halini almış olan geçici görevlendirme furyasına bütün geçici görevlendirmeleri iptal ederek son verdi. Milli Eğitim Bakanlığında geçici görevlendirme adı altında tam bir soygun vardı. Bu soyguna Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER son vermiştir. Bu soygun bitmiştir. Yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatı, iller arası geçici görevlendirme ile hem kendi yönetmeliğini deliyor hem de Başbakanlık Genelgesini çiğneyerek geçici görevlendirmeleri otomatik pilotta yenileyerek ilçe milli eğitim müdürlerini kendi memleketlerine yönetmeliğe rağmen görevlendiriyordu. Bunun üstüne birde bu kişiler geçici görev yolluğu alarak devleti zarara uğratıyordu. Defalarca bu sorunu buradan dile getirdik. İsim isim il il yazarak geçici görevlendirmeleri hem torpille yaptırıp, hem de geçici görevlendirmesi bittiği anda Bakanlığa dava açarak geçici görev yolluğu talep eden ve bu parayı mahkeme ile alanları buradan isim vererek deşifre ettik. İller arası geçici görevlendirmelerin bitmesiyle MEB’de bir soygun bitti. Bu soygunun bitmesinde kararlı bir duruş sergileyen Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’İ canı gönülden kutluyoruz.

    Sonuç olarak ; Milli Eğitim Bakanı Sayın DİNÇER, irade kullanarak MEB’de yıllardır çözülemeyen geçici görevlendirme furyası ve yolluk furyasını bitirmiştir. Burada tek sorun Sayın Bakan’ın iptal ettiği halde bazı ilçelerde ilçe müdürlerinin hala bu emirlere direnmesi ve görevlerini bırakmaması olarak kamuoyuna yansıyor. Birde bunun yanında Sayın Bakan’ın iptal ettiği görevlendirmelerin bir çok ilde Valilik kanalı ile yapılmaya çalışılması tarihi bir hatadır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’in teşkilat yasası ile 76. madde atamalarını tarihe gömmesi ve akabinde geçici görevlendirmeleri iptal etmesi MEB’de devrim niteliğinde desteklenmesi gereken bir uygulamadır.
    KİŞİNİN AYİNESİ İŞTİR LAFINA BAKILMAZ.

    Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER, çok kısa bir süre içerisinde yukarıda arz ve izah olan konular ışığında ve yine bunun yanında MEB içerisinde yemekhanelerde bile alt – üst kavramı ile bir kast sisteminin oluşmasını amir ve memurların beraber yemek yemesini sağlayarak yıkmıştır. Bakanlığın makam araçları şeklinde kullanılan hizmet araçlarını yönetmeliğe uygun hale getirerek havuz sistemi ile araç saltanatına son vermiştir.

    Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER’i, Kamudanhaber sitesi olarak yapıcı bir şekilde eleştirdiğimiz ve çözüm önerisini de birlikte sunduğumuz bir çok konu olmuştur.

    Ancak çok kısa bir süre içerisinde Milli Eğitim Bakanlığında kangren halini almış sorunlara neşter vurarak yukarıda izah olunan bir çok sorun ortadan kaldırılmıştır. Kafamızı kumdan çıkarıp objektif olarak dışarıya bakalım. Sayın Bakan’ın makamına oturmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine ve yine kendi ekibini hala oluşturamamasına rağmen, MEB içerisinde bir çok sorun çözülmüştür. Tabiî ki yıllardır kangren halini almış sorunların içerisinde bir sarmala bürünen eğitim camiasının , haklı olarak Sayın Bakan’dan beklentileri çok yüksektir.
    Bir anda her şeyin güllük gülistanlık olmasını ve bütün sorunların çözülmesini istemek farklı şeydir. Mevcut yapı ve sistem ile bu sorunların zaman içerisinde çözüleceğini görmek ise gerçek bir realitedir.

    Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer DİNÇER Doğru Yoldadır.
    Tabiî ki değişim kolay olmayacak, değişimden olumsuz etkilenenler ve bu değişimle gelen uygulamalarda haksızlığa uğradığını düşünenler olacaktır. Yine bu kişilerin yanında müzmin muhalefet her zamanki gibi kendisine biçilen rolü oynayacak ve Sayın Bakan nezdinde iktidarı hedef alarak yıpratma politikalarına tam gaz devam edeceklerdir.

    Milli Eğitim Bakanlığında değişim değil DEVRİM gerçekleşmektedir.

    Yıllardır Bakanlık Merkez teşkilatı yeniden yapılandırılmalı dendi. Kimse çıkıp bu işi yapmaya cesaret edemedi ancak Sayın DİNÇER, bir gece de bu devrime imzasını attı. Okul müdürleri yer değiştiremez denildi, rotasyonla yerleri değiştirildi, diğer okul yöneticilerinin rotasyonu KHK ye aykırıdır denildi, onlarda yer değiştirdi. Müfettişleri kimse yerinden kıpırdatamaz denildi onlarda yer değiştirdi. Sırada ise İl , İlçe Müdürleri ile Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürleri bulunmaktadır…

    Bu rotasyon uygulamaları yanlış mı oldu? Kesinlikle yapılması gereken bir uygulamaydı ve yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığında bundan 10-15 yıl önce hayal olan uygulamalar gerçekleştiriliyor.
    Milli Eğitim Bakanlığında uygulamaya konulan devrim niteliğinde ki değişiklikleri ağızda çürüyen azı dişlerin çekilmesine benzetmek gerek. Hiçbir işe yaramayan ağızda ağrı ve koku yapan dişler tek tek sökülüyor. Yıllardır apse yapmış dişler sökülürken ağrı yapıyor! Ve iltihap akıyor !

    Bakanlığımızda yaşanan sancı işte budur.

    Umutsuz değiliz. Su bulanmayınca durulmazmış! Su bulandı ve durulacak. Zamana ve sabra ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı içersinde yapılmış ve yapılacak güzel uygulamalara toplum olarak destek vermeye ihtiyaç var. Yine bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı içersinde yapılmış ve yapılacak yanlış uygulamaları ise bel altı vuruş yapmadan yapıcı eleştirilerle dile getirmek, çözüm önerilerini sunmak ve Sayın DİNÇER’e yapacağı her güzel uygulama için destek olmak gerek…


    Unutmayalım ki, Eğitim de Kaybeden taraf asla olmaz. Eğitim bir gemidir. Bu gemi su alır ve batarsa bu ülke de nefes alan herkes batar...


    Bu geminin kaptan köşkünde oturan Sayın DİNÇER'in yaptığı ve yapmacağı tüm güzel uygulamalar için ;



    TAM YOL İLERİ !


    Haber Kaynağı: www.kamudanhaber.com
    ERKEKLERE ÖZEL SINIR TANIMAYAN ÖZEL KARIŞIM TIKLAYIN...

    YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 70 yorum mevcut

    • sağlık 4 ay önce yorumlandı

      sayn bakanı bizde kutluyoruz.

    • Ahmed Meltem 4 ay önce yorumlandı

      konya selçuklu anadolu lisesi vekil. inanmazsanız araştırın.

    • ali 4 ay önce yorumlandı

      meb yan dalı gibi çalışıyorsunuz. yalakalık diz boyu

    • dürüst 4 ay önce yorumlandı

      geçici görevlendirmeler hala devam ediyor. muğla iline ve ilçelerine bakin kendinizi ve milleti kandirmayin. muğlada geçici görevlendirme müdür yardımcısını görevden aldılar yerine daha güçlü adamı olanı görevlendirdiler değişen hiçbirşey yok

    • tbr 4 ay önce yorumlandı

      bakanbey dogru yoldadır ne olacaktı ya tbr bakan bey

    TÜM YORUMLAR

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ZİYARETÇİ DEFTERİ

    Siz de yazmak istemez misiniz?