Murat ŞİMŞEK
Kamudanhaber.com – Özel Haber
Milli Eğitim Bakanlığında Teşkilat yasası ile tüm üst düzey bürokratlar havuza alındı. Bakan Ömer DİNÇER havuza alınan hiç bir üst düzey yöneticinin atamasını yapmadı. Havuza alınmasına ragmen şu anda vekaleten bir kaç tane üst düzey bürokrat genel müdürlük yada grup başkanlığına vekalet etse de, havuza alınmış bürokratlar içerisinde hiç birisinin tekrar asaleten DİNÇER döneminde üst düzey bir göreve getirilmeyeceği düşünülmektedir. Sayın DİNÇER’in bu makamlar için uygun kişiyi bulması durumunda hemen atamalarını yapması ve Bakanlık içerisinde bulunan eski yöneticilere de Beşevler yolunu göstermesi bekleniyor.
Milli Eğitim Bakanlığında Teşkilat yasasının çıkmasının üzerinden uzun bir sure geçmesine ragmen Sayın DİNÇER’in , üst düzey kadroların tamamına asalaten atama yapamaması ise gözlerden kaçmıyor. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey görevlere getirilen kişilerin tamamına yakının Ömer DİNÇER ve MEB Müsteşarı Emin ZARARSIZ’ın eski mesai arkadaşları ve geçmişte bir şekilde yol arkadaşlığı yapmış kişiler olduğu da gözlerden kaçmıyor. Bu kişilerin hemen hemen tamamına yakının eğitimle tek alakası ise çocuklarının öğrencilik yıllarında veli olarak okullarla mesai iştigalinin olması olarak gözlemlenebilir.
Buna karşın Sağlık Bakanlığının Teşkilat Yasasını Milli Eğitim Bakanlığından sonra çıkarmasına ragmen üst düzey kadroların tamamı için planlı ve programlı bir şekilde Sağlık Kökenli Personel ve Hocalar içerisinden tek kalemde atama yapılması gözlerden kaçmadı.
İşte Sağlık Bakanlığına atanan üst düzey bürokratlar ;
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun'un görev yeri değişmezken yeni kararname ile sayıları 3'ten 5'e çıkan müsteşar yardımcılıklarına Hakkı Yeşilyurt, Turan Buzgan, Yasin Erkoç, Ekrem Atbakan ve Ömer Faruk Koçak atandı. Bakanlığa bağlı hizmet birimlerinde ise Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Prof. Dr. İrfan Şencan, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Prof. Dr. Ali Coşkun, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü'ne Mine Tuncel, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü'ne Dr. Hakkı Öztürk, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü'ne Prof. Dr. Uğur Dilmen, Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne Serdar Taflan, Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne Dr. Öner Güner, Hukuk Müşavirliği'ne Adem Keskin, Denetim Hizmetleri Başkanlığı'na Muhammed Gedik, Strateji Geliştirme Başkanlığı'na Mehmet Atasever, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne Dr. Güven Bektemür getirildi.
KHK'ya göre bakanlığa bağlı kuruluşlarda da köklü bir revizyona gidildi. Bu kapsamda yeni kuruluşlar oluşturuldu. Yeni atamaya göre Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'na Yard. Doç. Dr. Mustafa Aksoy, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'na Dr. Saim Kerman, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne Opr. Dr. İbrahim Şentürk, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na ise Uzm. Dr. Hasan Çağıl getirildi.
İki Bakanlık arasında yapılan atamalara göz attığımız zaman Sağlık Bakanlığında, Sağlıkla ilgili uzmanlık gerektiren makamlara alanlarında uzman olan genelde doktorlar olmak üzere hocalarında atamasının yapıldığı görülürken, Milli Eğitim Bakanlığında ise yapılan üst düzey atamalarda Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü gibi makamlara İşletmeci, İktisatçı, Kamu Yönetimi mezunlarının getirildiği görülmektedir.
Ayrıca yine iki Bakanlık arasında bir kıyas yapacak olursak, Teşkilat yasasından sonra Sağlık Bakanlığında planlı ve programlı olarak üst düzey atamaların tek kalemde sağlık kökenli personeller arasından yapılması, Milli Eğitim Bakanlığında ise 700 bin eğitimci arasından Bir Temel Eğitim Genel Müdürünün bulunamaması, bir ortaöğretim genel müdürünün bulunamaması ve hatta yüzbinlerce öğretmen arasından bir öğretmen yetiştirme genel müdürünün bulunup atanamaması sizce normal mi ?
Milli Eğitim Bakanlığında görevlendirme furyasına son veren ve taraflı tarafsız tüm eğitim camiasının takdirini kazanan Sayın DİNÇER’in tüm üst düzey bürokrat ve il müdürlerini vekaleten görevlendirmesi bir çelişkidir.
Sonuç olarak; Milli Eğitim Bakanlığında, Bakanlık içerisinde bulunan üst düzey görevlere Milli Eğitim Bakanlığı içerisinden kariyer ve liyakat ilkeleri gözetilerek gerekli kanun ve yönetmeliklerin ivedi olarak düzenlenip ,bir an önce asaleten atamaların yapılması, il müdürlüklerinin ise deneme tahtası olmadığının görülerek yine kariyer ve liyakat esaslarına göre MEB camiası içerisinden asaleten atamalarının yapılması ; Akabinde ise İlçe Milli Eğitim ve Şube Müdürlüğü kadrolarına asaleten atamaların yapılması eğitim – öğretim faaliyetlerinin ve personel yönetiminin sağlıklı yapılması hususunda zorunlu bir gereksinimdir.
Haber Kaynağı: www.kamudanhaber.com
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 43 yorum mevcut
tecrübe 4 ay önce yorumlandı
sağlıktaki üst düzey atamalara alkış tutanlar, konudan ne kadar uzak olduklarını, sadece kendi bakanlıklarını eleştirme uğruna bimadikleri konularda aşırı iyimserlikten kaçınsalar iyi olur. sağlıkta ki atamaları bir de sağlık çalışanlarına sorun.
yönetici 4 ay önce yorumlandı
kendi personelini hör gören ve başkalarınında aşağılamasına yol açan bir bakana lanet olsun... o aşağılama gün gelir kapısını çalar ama arkasında kimseyi bulamaz...
yazık 4 ay önce yorumlandı
eğer 1 sene içinde bakanlık yol geçen hanı olmazsa, işi bilen tecrübe kazanmış ve beşevler toplama kampına alınan müdürlerimizden bilgi almaya gelecek kadar ayaga düşmezlerse ben eşek gibi anırırım. bakanlık ve bakan öğretmenlerimiz için bitmiştir.
eğitime sevdalı 4 ay önce yorumlandı
göreve geldikleri ilk günlerde. eğitimin kalitesini artıracaklarını, öğretmenlere itibar kazandıracaklarını söyleyenler tüm eğitimcileri karşılarına alarak eğitimin kalitesini, eğitimcilerin itibarını yerle bir ettikleri gibi kendi itibarlarını da kaybettiler.sesleniyorum artık öğretmenler tarafından ciddiye alınmıyorsunuz
eyüp gültek 4 ay önce yorumlandı
eğitim yöneticisi olmak için öğretmen olmak şart mı? bakan kanaatimce işini iyi yapıyor, en azından bu konuda uzman , personelini yönetecek. belki şu sorulabilir, hakikaten eğitim camiasında personel yönetimini yapabilecek kapasiteli kaç tane var. söz gelimi tky çalışmaları sırasında yaşanan komedileri hatırlıyorum da, personeline küfreden müdürden yönetişim şampiyonu çıkarılabilmekteydi... bakan, sabırla işini yapacak, başbakan rastgele bir bakan atamadı muhakkak...